Bir paradoksla başlayalım:
Bugün SDR’ler ucuz, uydular erişilebilir, dijital modlar güçlü, anten simülasyonları masaüstünde…
Ama buna rağmen amatör telsizci sayısı artmıyor, hatta birçok ülkede aktif operatör sayısı azalıyor.
Peki neden?
Sorun teknoloji değil.
Sorun, teknolojinin nasıl tüketildiği ve amatör telsizciliğin ne sunduğunun unutulması.
1. Teknoloji Kolaylaştıkça “Keşif” Azaldı
Eskiden telsizcilik:
- Deneyerek öğrenilen
- Hatalarla ilerlenen
- “Neden çalışmadı?” sorusuyla gelişen bir uğraştı.
Bugün ise:
- Hazır cihaz
- Hazır anten
- Hazır ayar
- Hazır yazılım
Cihaz çalışıyorsa nedenini bilmeye gerek yok algısı yerleşti.
Bu da telsizciliği üretici değil, tüketici hobisi haline getirdi.
Keşif yoksa, merak da uzun süre yaşamıyor.
2. İnternet, Telsizin Yerini Almadı — Anlamını Gölgede Bıraktı
“Nasıl olsa WhatsApp var” cümlesi sık duyulur.
Ama mesele iletişim kurmak değil,
mesele iletişimi nasıl kurduğun.
Telsizcilik:
- Altyapısızdır
- Merkezi değildir
- Kırılgandır ama özgürdür
İnternet ise:
- Sürekli varmış gibi hissedilir
- Çökene kadar sorgulanmaz
Afet anında telsizin değerini herkes anlar,
ama afet yokken kimse emek vermek istemez.
3. Dijitalleşme, Telsizi “Görünmez” Hale Getirdi
Dijital modlar büyük bir nimet.
Ama aynı zamanda bir risk.
FT8, FT4, WSPR gibi modlarda:
- Ses yok
- Karşı taraf hissedilmiyor
- Operatör geri planda
Yeni başlayan biri için telsiz:
“Bilgisayar kendi kendine bir şey yapıyor” hissi verir.
Bu da şu soruyu doğurur:
“Ben ne kattım?”
Cevap yoksa bağ da zayıflar.
4. Usta–Çırak Kültürü Koptu
Eskiden:
- Kulüpte öğrenilirdi
- Anten çatıda birlikte kurulur
- Hata yapınca biri düzeltirdi
Bugün:
- YouTube var
- Forum var
- Discord var
Ama rehber yok.
Bilgi bol, ama yönlendirme yok.
Yeni gelen biri:
- Nereden başlayacağını bilmiyor
- Yanlış alışkanlıkları doğru sanıyor
- Eleştirilince tamamen kopuyor
5. Lisans Almak Kolaylaştı, Telsizci Olmak Zorlaştı
Bu cümle sert ama gerçek.
Lisans: Bir kapı
Ama telsizcilik: Bir süreçSadece sınavı geçmek,
sadece çağrı işareti almak,
kimseyi telsizci yapmıyor.
Öğrenme kültürü yoksa, lisans sadece bir etiket oluyor.
6. “Herkes Telsizci Olmalı” Söylemi Ters Etki Yaratıyor
İyi niyetli ama yanlış bir yaklaşım.
Telsizcilik:
- Emek ister
- Sabır ister
- En önemlisi teknik merak ister
Herkese uygun değildir.
Zorla sevdirilmeye çalışılan her şey gibi,
telsizcilik de yüzeysel ilgiye kurban ediliyor.
7. Asıl Soru: Biz Ne Anlatıyoruz?
Gençlere genelde şunu anlatıyoruz:
- “Eskiden böyleydi”
- “Bizim zamanımızda…”
- “Şimdi bozuldu”
Ama şu soruya net cevap veremiyoruz:
“Bugün telsizcilik bana ne kazandırır?”
Cevap şunlar olmalıydı:
- Problem çözme
- Fiziksel dünyayı anlama
- Afet bilinci
- Bağımsız iletişim
- Gerçek teknik beceri
Bunları anlatmazsak,
telsizcilik sadece “nostaljik bir uğraş” gibi algılanır.
Sonuç: Telsiz Azalmıyor, Anlamı Kayboluyor
Sorun teknoloji değil.
Sorun:
- Telsizciliği neden yaptığımızı unutmamız
- Süreci değil, sonucu yüceltmemiz
- Öğrenmeyi değil, hazır olmayı teşvik etmemiz
Telsizcilik hâlâ güçlü.
Ama onu güçlü yapan şey cihazlar değil, insanlardı.
İnsan kaybolursa, frekanslar susar.
TA4JEO - Azalan telsizci nufusuna sosyolojik bir yaklaşım..


0 Yorumlar