Bu blogun hazırlanmasındaki amaç, hobiye yeni başlamış bir amatör telsizciye, bu hobinin asıl niteliğinin “sınırsızlık” olduğunu göstermektir.
Tabii, buradaki “sınırsızlık” tabiri yanlış anlaşılmaya müsaittir. Sınırsızlıktan kastımız, çalışacağımız frekanslar, modülasyonlar veya cihazlar değildir. Sınırsızlık; radyo frekans spektrumunda çalışacağımız alanlar belli olmasına rağmen, bu sınırlar içinde tükenmeyen buluşlardır.
Örnek vermek gerekirse, SDR (Software Defined Radio), yani yazılım tabanlı radyo, daha düne kadar piyasada yoktu. Spektrumda HF bölgesini sadece dinlemek isteyen bir amatör, yüzlerce dolar yatırım yapmalı ve donanım tabanlı cihazlar edinmeliydi. SDR alıcıların askeri ve ticari geçmişi 1990’lı yılların başına dayansa da, aslında bir ses çipi olan RTL2832U’dan üretilen basit bir TV dongle’ının geniş bantlı bir SDR alıcı olarak kullanılabileceğini kanıtlayan yine amatör telsizcilerdi.
Daha yakın tarihli bir başka örnek ise LoRa’dır. Biz amatörlere APRS deyince, VHF bantta çalışan otomatik paket raporlama sistemi aklımıza gelmekteydi. Bunu yaparken bir telsiz ve bir bilgisayara (ya da bilgisayar niteliğinde işlem yapabilecek; örneğin Android bir cep telefonu veya Raspberry Pi gibi) ihtiyaç duymaktaydık. Ancak daha düşük maliyetle, tarihi 2009’a dayansa da 2019’dan itibaren geliştirilen kartlar (Arduino, ESP32 vb.) sayesinde, UHF bantta çalışan LoRa teknolojisi hayatımıza girdi.
Kökü radyo amatörlerinin yaptığı deneysel projelere dayanan birçok sistem, bugün amatör ve profesyonel düzeyde kullanılmaktadır. Uçak takip istasyonları, yıldırım izleme sistemleri, meteoroloji gözlem istasyonları, APRS hava durumu sistemleri ve daha niceleri, hayatına amatör telsizciler sayesinde başlamıştır.
Kaldı ki yazılım tabanlı radyo, amatörlerin hayatına girdiğinden beri bu sistemi temel alan yüzlerce proje üretilmiş, bazıları finansal yatırımlarla profesyonel sistemlere dahil olmuştur.
Düşünün ki, dünya çapında amatörler tarafından hazırlanan uydu modülleri bulunmaktadır ve bunlar zaman zaman devlet ya da özel yatırımcıların desteğiyle ana uydu sistemlerine eklenerek atmosfere fırlatılmaktadır. Siz aslında böyle bir hobiye gönül verdiniz.
Tabii burada ekstrem hikayeleri bir kenara bırakırsak, genel olarak amatör telsizcilerin çoğu QSO üzerine yoğunlaşmaktadır. QSO dediğimiz karşılıklı görüşme, raporlama ve onaylama işi, birçok bant ve frekansta yapılırken; HF bandında çalışanlar, VHF ve UHF’den kendilerini biraz ayırırlar. Zira HF, yarışma ve meydan okumaların evidir.
HF çalışan amatör telsizcilerin bir kısmı yarışmadan yarışmaya koşarak QSO kayıtlarını doldurmakta; her bantta ve SSB modülasyonunda dünyanın her bölgesiyle konuşmaya kendini adamaktadır. Bir kısmı yalnızca CW (Mors) çalışır. Bir diğer “deli gömlekli” grup ise, QRP cihazlar ve el yapımı antenlerle propagasyonu ve iyonosferi kollayarak en uzak görüşmeyi yapmaya çalışır.
VHF bandında yagi antenle uzun mesafe denemeleri yapan amatörleri bir kenara bırakırsak, yoğun bir amatör nüfusu VHF-UHF bantlarında el veya mobil telsizlerle QSO yapmaktadır. Ancak bu kadar geniş kapsamlı bir hobide, yalnızca VHF-UHF bantlarına sıkışıp kalmak doğru değildir. Özellikle bu grupta hoş karşılanmayan bir davranış olarak, kamu telsiz frekanslarını dinlemenin yaygın olduğunu görmekteyiz.
Her zaman hatırlatmakta fayda vardır ki bu hobi, sınırlarını sizin koyacağınız bir hobidir; yani kendi çemberinizi siz belirleyeceksiniz.
Bunlardan bahsetmişken, telsizi amaç değil araç olarak kullanan sivil savunma ve afet dernekleri üyeleriyle izci kulübü üyelerini ayrı tutmak gerekir. Onlar röle kurmak ve amatör frekansları kullanabilmek adına amatör telsizci olduklarından, bu eleştiriyi onlara yöneltmemiz doğru olmaz.
Ülkemizin ekonomik durumu ve alım gücü malum. Bu nedenle amatör telsizci olduktan sonra istemeden el veya mobil telsizlerle belli bantlarda kalmak zorunda kalan hobidaşlarımız için bazı tavsiyeler verelim:
Bir amatör telsizci, en azından hazır projeleri bulunan çatı antenlerinden birini kendisi yapmalıdır. Bunun için Flower Pot ve J-Pole antenler oldukça mantıklıdır. Mümkünse, dual-bant analog bir el telsizinden sonra bir SDR ve bir anten analizörü edinmelidir. Zira bu hobinin en değerli kısmı, anten yapabilmektir.
Lehimleme ve elektronik bileşenleri tanıma konusunda kendini geliştirmeli, yapabiliyorsa hazır mimarideki QRP telsizlerden üretmeye çalışmalıdır. Üretme konusunda zorlanan ve hobiye ayırabileceği bütçesi kısıtlı olan, ancak yine de HF bandında çalışmak isteyenler içinse Çinli sitelerden uygun fiyata temin edilebilecek uSDX gibi QRP cihazlar ile Miracle mimarili basit antenleri ve son dönemin modası olan FT8 dijital modunu tavsiye edebiliriz.
Halihazırda elektronik hobici olup yolu RF ile kesiştiği için amatör telsizci olanlar, birçok projenin mimarıdır. Onlara ayrıca takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Son olarak, bu platformun amacı yeni amatör telsizcilere yasal frekanslarımızda çalışma konusunda yardımcı olmak, RF hakkında genel bilgi vermek ve “Öyle bir şey de mi varmış?” dedirtip dikkatlerini çekmektir.
Bu blogun hazırlanması sırasında konu başlıklarını doldurmak için yaptığımız araştırmalarda, birçok kaynakta benzer satırlara rastladığımızdan, ana kaynağın çözümlenmesi zorlaşmıştır.
Amatörlüğün paylaşım esaslı bir hobi olduğunu düşünüyor ve anlayışınıza sığınıyoruz. Yine de bizimle iletişime geçerek gerekli düzeltmeleri yapmamızı sağlayabilirsiniz.
TA4JEO - Anıl Özer

