Amatör telsizcilik bir belge işi değildir. Bir sınavdan geçip çağrı işareti almak, insanı otomatik olarak “amatör telsizci” yapmaz. Bu sadece yasal bir eşiği aşmaktır. Asıl mesele, o çağrı işaretinin neyle doldurulduğudur.
Bugün modern amatör telsizciliğin en büyük paradokslarından biriyle karşı karşıyayız:
Lisanslı ama bilgisiz operatörler.
Lisans Bir Anahtar, Bilgi Kapının Kendisi
Ehliyet almak seni sürücü yapar, ama direksiyon hâkimiyeti kazandırmaz. Telsizcilik de aynıdır.
Bir çağrı işareti, frekanslara erişim anahtarıdır; o frekanslarda ne yaptığın ise senin karakterindir.
Ancak günümüzde lisans, birçok kişi için bir “son” gibi algılanıyor.
Sınav geçildiğinde öğrenme bitiyor, merak sönüyor, gelişim duruyor.
- Anten empedansı neden bozulur bilinmiyor
- Propagasyon “şans işi” sanılıyor
- Dijital modlar sadece yazılım menüsü olarak görülüyor
- Afet haberleşmesi, WhatsApp grubu sanılıyor
Oysa amatör telsizcilik öğrenmeyi hiç bitirmeyen bir disiplindir.
Modern Cihazlar, İlkel Bilgi Seviyesi
Bugün elimizde SDR tabanlı cihazlar, waterfall ekranlar, otomatik tuner’lar, dijital mod yazılımları var.
Ama bu araçların çoğu ne yaptığını bilmeyen ellerde.
- Waterfall’a bakıp sinyalin neden yayıldığını bilmeyen
- FT8 yapıp ionosferin ne olduğunu hiç düşünmeyen
- SWR düşüyor diye “antenim süper” sanan
- Gürültüyü azaltmak yerine güç artıran
Teknoloji gelişti, operatör bilgisi yerinde saydı.
Bu durum sadece bireysel bir sorun değildir; topluluğun tamamını etkiler.
Afet Anında Ortaya Çıkan Gerçek
Afetler, amatör telsizciliğin vitrinidir.
Ve ne yazık ki o vitrinde her zaman iyi bir manzara yok.
- Kim, kime, neyi, nasıl raporlayacak bilmiyor
- Standart mesaj formatları bilinmiyor
- Frekans disiplini yok
- Gereksiz yayın, gereksiz konuşma, gereksiz ego var
Afet anında bilgisiz ama lisanslı bir operatör, faydadan çok zarar verebilir.
Bu acı bir gerçektir ve görmezden gelinemez.
Bilgi = Sorumluluk
Amatör telsizcilik özgürlüktür ama başıboşluk değildir.
Lisans, sana sadece yayın yapma hakkı vermez; doğru yayın yapma sorumluluğu da yükler.
Bilgi eksikliği:
- Spektrumu kirletir
- Acil haberleşmeyi sabote eder
- Amatör telsizciliğin toplum gözündeki itibarını zedeler
Bu yüzden “nasıl daha uzağa çıkarım?” sorusu kadar,
“neden ve ne zaman susmalıyım?” sorusu da önemlidir.
Çözüm: Daha Fazla Sınav Değil, Daha Fazla Kültür
Bu paradoksun çözümü daha zor sınavlar değildir.
Çözüm, kültürdür.
- Usta–çırak ilişkisi
- Teknik tartışma kültürü
- Deney paylaşımı
- “Bilmiyorum” diyebilme erdemi
Amatör telsizcilik bir rozet değil, bir yolculuktur.
Ve bu yolculuk, bilgiyle anlam kazanır.
Son Söz
Lisans, cebinde taşıdığın bir karttır.
Ama amatör telsizci olmak, kafanda ve vicdanında taşıdığın bir duruştur.
Frekanslar herkese açık olabilir;
ama onları doğru kullanabilmek, bilgi ve bilinç ister.
Lisanslı ama bilgisiz olmak, modern zamanların kolaycılığıdır.
Gerçek amatörlük ise, öğrenmeye asla doymamak
TA4JEO - Amatörlerin %90'ına ithafen


0 Yorumlar