“Sınavı geçtim.”
Ne yazık ki sorun tam da burada başlıyor.
Çünkü amatörlüğün en büyük yanılgısı, sınavı geçmenin bir başarı sanılmasıdır. Oysa sınav, sadece en alt eşiktir. Bir kapıdan içeri girmekle, o evin kültürüne ait olmak aynı şey değildir.
Bugün bantlarda gördüğümüz (ve daha kötüsü: duyduğumuz) pek çok şeyin sebebi teknik cehalet değil, etik yoksunluğudur.
Bilgi Var, Terbiye Yok
Şemayı bilen çok.
Bant planını ezberleyen çok.
Ama dinlemeyi bilen az.
- Frekans dolu mu? Umursamaz.
- QRP bir istasyon mu çağırıyor? Bastır.
- DX pile-up mı var? Araya gir.
- Yeni lisanslı biri mi hata yaptı? Küçümse.
Bunların hiçbiri sınavda sorulmaz.
Ama amatörlüğün tamamı bunlardan ibarettir.
Telsizi açıp konuşabilen herkes operatör olabilir.
Ama amatör olamaz.
“Yönetmelikte Yasak Değil” Cümlesi Bir Utançtır
Bu cümle, amatör telsizciliğin yüz karasıdır.
“Yönetmelikte yasak değil” diyerek:
- Frekans işgal edilir
- Afet kanalları kirletilir
- Repeater’lar özel sohbet hattına çevrilir
- Ego, haberleşmenin önüne geçer
Eğer etik pusulan yönetmelik satır aralarına kaldıysa, sen amatör değilsin. Sen sadece boşluk kollayan bir kullanıcısın.
Amatörlük, yasak olmayanı yapmak değil;
yapmaman gerekeni içgüdüsel olarak bilmektir.
Güç Saplantısı: Watt Arttıkça Karakter Azalıyor
Bazıları için amatör telsizcilik:
- Daha fazla watt
- Daha yüksek kule
- Daha pahalı cihaz
Demek oluyor.
Ama gerçek şu:
Sinyali bastırabilmek, bir başarı değildir.
Asıl başarı, bastırmamayı seçebilmektir.
QRP yapan bir istasyonu 1 kW ile boğmak, teknik üstünlük değil; etik iflastır.
Afet Anı: Maskelerin Düştüğü Yer
Afetlerde herkes “amatör” olur.
Ama çok azı gerçek amatör kalır.
- Gereksiz anons yapanlar
- “Ben buradayım” diye bağıranlar
- Koordinasyon dinlemeden konuşanlar
- Sessiz kalması gerekirken frekansı dolduranlar
Şunu açıkça söyleyelim:
Afet anında yapılan her gereksiz yayın, yardımın gecikmesine katkıdır.
Burada hata payı yok.
Burada romantizm yok.
Burada “iyi niyet” mazeret değildir.
Lisanslı Olmak Masumiyet Getirmez
Bu cümle rahatsız edici olacak ama doğru:
Her lisanslı amatör, iyi bir amatör değildir.
Lisans:
- Sorumluluk verir
- Yetki verir
- Ama etik eklemez
Etik; kitapla değil, davranışla öğrenilir.
Sessiz kalarak, dinleyerek, geri çekilerek öğrenilir.
Amatörlüğün Gerçek Eşiği (Net ve Tartışmasız)
Amatörlüğün eşiği:
- Sınav değildir
- Çağrı işareti değildir
- Cihaz değildir
Eşik şudur:
“Konuşabilirim ama konuşmamayı seçiyorum.”
Bu noktaya gelmemişsen:
- Ne kadar teknik bilirsen bil
- Ne kadar uzun süredir lisanslı olursan ol
Sen hâlâ giriş kapısındasın.
Son Söz: Bu Hobi Herkese Uygun Değil
Ve belki de en zor gerçek:
Amatör telsizcilik, herkese uygun bir hobi değildir.
Sabır gerektirir.
Ego törpüler.
Sessizliği öğretir.
Bunu kaldıramayanlar için mikrofon sadece bir oyuncaktır.
Gerçek amatör, sesi en çok çıkan değil;
gerektiğinde tamamen susabilendir.
TA4JEO - Amatör Telsizcilik Etiği Üzerine..
ÖRNEK OLAYLAR
Örnek Olay 2: "Frekans Boştu, Ben Aldım."
Bir VHF frekansı…
Zayıf, kesik kesik bir QRP istasyonu çağrı yapıyor.
Bir süre sonra güçlü bir istasyon giriyor:
“Frekans boş gibi, devam ediyorum.”
Hayır.
Frekans boş değildi.
Sadece duymayı zahmetli buldun.
Teknik bilgi eksik değildi.
Alıcı iyiydi.
Anten yüksekti.
Eksik olan şey sabırdı.
Örnek Olay 2: Repeater = Özel Telefon Hattı
Akşam saatleri.
Bir röle.
İki çağrı işareti, 45 dakika boyunca:
- Günlük siyaset
- Market fiyatları
- Üçüncü kişilerin isimleri
Araya girmek isteyen bir istasyon:
“Araya girebilir miyim?”
Cevap:
“Birazdan, konuşuyoruz.”
Röle, kamusal bir kaynaktır.
Ama bazıları için kişisel salon.
Yönetmelikte süre yazmıyor olabilir.
Ama etik, kronometreye bakmaz; farkındalığa bakar.
Örnek Olay 3: DX Pile-Up’ta “Ben Bir Sorayım”
Nadir bir DX istasyonu.
Pile-up yoğun.
DX açıkça söylüyor:
“Only Europe.”
Ama bir istasyon defalarca çağırıyor.
Avrupa değil.
Duyduğu hâlde çağırıyor.
Bu bir hata değil.
Bu bilinçli bencillik.
“Belki alır” düşüncesi, yüzlerce istasyonun emeğini hiçe saymaktır.
Örnek Olay 4: Afet Frekansında Sessiz Kalamamak
Deprem sonrası.
HF/VHF acil frekansları aktif.
Bir istasyon sürekli anons yapıyor:
“Buradayım, dinliyorum.”
Ama dinlemiyor.
Çünkü her 30 saniyede bir tekrar konuşuyor.
Gerçek dinlemek sessizlik ister.
Bu davranış yardım değil, gürültüdür.
Afet anında en tehlikeli şey,
iyi niyetle yapılan gereksiz yayındır.
Örnek Olay 5: Yeni Lisanslıyı “Terbiye Etme” Çabası
Yeni bir çağrı işareti.
Heyecanlı, biraz hatalı.
Bir istasyon hemen giriyor:
“Yanlış yapıyorsun, böyle olmaz.”
Ton sert.
Açıklama yok.
Sabır yok.
Sonuç?
Yeni amatör susuyor.
Bir daha frekansa çıkmıyor.
Bir amatörü kaybettik.
Sebep teknik değil; insanî.
Örnek Olay 6: Güçle Bastırmak = Başarı Sanısı
Bir contest anı.
Zayıf bir istasyon çağırıyor.
Birkaç saniye sonra güçlü bir istasyon:
- Daha yüksek watt
- Daha agresif ton
- Daha uzun çağrı
Zayıf istasyon kayboluyor.
Bu kazanmak değil.
Bu ezmek.
Contest kazanılır.
Amatörlük kaybedilir.


0 Yorumlar