Bir zamanlar amatör telsizcilik; sabır, teknik merak, deneme–yanılma ve sessiz saatlerin hobisiydi. Anten ayarı günler sürer, tek bir QSO haftalarca konuşulurdu. Bilgi, kulaktan kulağa değil; defterden deftere, el yazısı notlardan ve dergilerden yayılırdı.
Bugün ise birkaç saniyelik videolar, parmakla kaydırılan “reels” ve beğeni sayısıyla ölçülen bir telsizcilik algısı var. Peki sosyal medya amatör telsizciliği gerçekten yüceltti mi, yoksa onu sığlaştırdı mı?
Cevap basit değil. Ama rahatsız edici.
Görünürlük Arttı, Derinlik Azaldı mı?
İnkâr edemeyiz:
Sosyal medya sayesinde amatör telsizcilik daha görünür hale geldi.
- Gençler ilk kez HF, VHF, uydu, SDR gibi kavramları Instagram ya da YouTube’da gördü
- “Bu da neymiş?” diyerek lisans alan yeni operatörler çıktı
- Kulüpler, etkinliklerini duyurabilir hale geldi
Ancak görünürlük ile nitelik aynı şey değil.
Bugün sosyal medyada:
- Antenin neden çalıştığı değil, nasıl güzel göründüğü konuşuluyor
- Bir yayılım olayı değil, ekranda ne kadar renk olduğu paylaşılıyor
- Bilgi değil, sunum ödüllendiriliyor
Bu noktada şu soru kaçınılmaz:
Amatör telsizcilik mi anlatılıyor, yoksa telsiz temalı içerik mi üretiliyor?
“Like” Ekonomisi ve Teknik Gerçekliğin Bükülmesi
Sosyal medya algoritmaları karmaşık konuları sevmez.
Basit, hızlı, çarpıcı olanı öne çıkarır.
Bu da şu sonuçları doğurur:
- Aşırı basitleştirme
- Teknik bağlamdan koparılmış bilgiler
- “Bu antenle 10.000 km yaptım” gibi nedensiz başarı anlatıları
Arka plandaki iyonosfer, gürültü seviyesi, güç, mod, zamanlama gibi asıl belirleyici unsurlar çoğu zaman yoktur. Çünkü:
- Anlatması uzun
- İzlemesi zahmetlidir
- Like getirmez
Sonuçta ortaya çıkan şey şudur:
Bilgi değil, illüzyon dolaşıma girer.
Amatörlükten Performansa Geçiş
Bir başka kırılma noktası da amatör ruhun dönüşümüdür.
Eskiden:
- Yanlış yapmak öğrenmenin parçasıydı
- Deney başarısız olsa bile değerlidir
- “Ben denedim, olmadı” demek ayıp değildi
Bugün ise:
- Sürekli “en iyi”, “en uzak”, “en temiz” sonuçlar sergilenir
- Hatalar gizlenir
- Başarısızlık paylaşılmaz
Bu da amatörlüğü yavaş yavaş performans sporuna çevirir.
Oysa amatör telsizcilik, yarışmak için değil anlamak için vardır.
Bilgi Kirliliği mi, Bilgiye Erişim mi?
Adil olalım:
Sosyal medya aynı zamanda çok değerli içeriklere de ev sahipliği yapıyor.
- Gerçek deneyim aktaran operatörler
- Detaylı teknik açıklamalar
- Deney düzeneklerini açıkça paylaşanlar
Sorun sosyal medyada değil;
neyin ödüllendirildiğinde.
Algoritma:
- Gürültüyü sever
- Sadelik ister
- Eleştirel düşünceyi değil, tekrar edilebilir sloganları büyütür
Bu yüzden bilgiye erişim arttı ama bilgiyi ayırt etme yükü tamamen kullanıcıya kaldı.
Peki Ne Yapmalı?
Sosyal medya amatör telsizciliği ne tamamen yüceltti ne de tamamen sığlaştırdı.
Ama onu şekillendirdi. Ve bu şeklin nasıl olacağı hâlâ bizim elimizde.
Yapabileceklerimiz basit ama zahmetli:
- Kısa değil, doğru anlatmak
- Gösterişli değil, açıklayıcı olmak
- “Bu böyle çalışır” kadar “neden böyle çalışır” demek
- Yanlışları da paylaşmak
Ve belki en önemlisi:
Sosyal medyada amatör telsizci gibi görünmek yerine,
gerçekten amatör telsizci olmak.
Son Söz
Amatör telsizcilik bir vitrin hobisi değildir.
Işığı kapatınca da, kamera kapanınca da devam eder.
Sosyal medya geçicidir.
Radyo dalgaları değil.
Ve gerçek telsizcilik, hâlâ o görünmeyen dalgaların içindedir. 📡


0 Yorumlar